Okul Korkusu
Anaokuluna giden ya da ilkokula başlayan çocuklarda sık görülür. Ortaokul ve lise çağında da görülmekteyse de daha nadirdir. Geç dönemde başlayanların tedavisi de güçtür. Çocuk okula gitmek istemez. Zorlanırsa, sıkıntı duyar, panik belirtileri gösterir. Ağlar, direnir, midesi bulanır ve kusabilir. Bazıları okul için yola çıkıp, yoldan ya da okul kapısından geri döner. Bir kısmı anne-babanın sınıfta bulunması koşuluyla okula gidebilir. Ancak derse yoğunlaşamaz. Gözü sürekli anne-babanın üzerindedir. Başlangıçta okula gidebilen çocuklarda sonradan da ortaya çıkabilir. Çocuk, öğretmeninden korktuğunu, arkadaşlarının rahatsız ettiğini söyleyebilir. Ya da belirsiz bir korku duyabilir. Gerçek neden çoğunlukla anneden ayrılma korkusudur. Aile fertleri birbirlerine bağımlıdırlar ve aile fertlerinden birisinin başına kötü şeyler geleceği korkusunu yaşarlar. Tedavide bazı ilaçlar yanında davranışçı terapi yöntemleri uygulanır.
Dr. Mehmet DOĞAN
Psikiyatrist
Copyright © 2006 Konak Terapi
Kekemelik
Ses tekrarları, uzatmaları, kelime içinde duraklamalar çocuğun sosyal başarısını ve okul başarısını etkileyecek düzeydedir. Kekemeliği olan çocukların yarısından fazlası kendiliğinden düzelir. Diğerleri davranışçı yönelimli uzun dönem terapiyi gerektirir.
-
-
-
Dr. Mehmet DOĞAN
Psikiyatrist
Copyright © 2006 Konak Terapi
Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği
7 yaşından önce başlar. Çocuğun dikkatini bir konuya verme süresi gelişimine göre yetersizdir. Aşırı hareketlidirler. Ancak günümüzde her yaramaz çocuğa hiperaktif denilme eğilimi vardır. Tüm hareketli çocukların tanısı hiperaktivite ve dikkat eksikliği bozukluğu değildir. Genellikle huzursuzdurlar. Ani tepkiler verebilirler. Dikkatleri yetersiz olduğu için sık sık kazalara yol açarlar. İsteklerinin gerçekleştirilmesini bekleyemezler. Sık sık ağlarlar. Zekâ sorunları bulunmadığı halde dikkatlerini uzun süre bir konuya yöneltememe nedeniyle okulda başarısız olabilirler. Bazı özel uyarıcı ilaçlar ve terapi ile tedavi edilirler.
-
Dr. Mehmet DOĞAN
Psikiyatrist
Copyright © 2006 Konak Terapi
Otizm
Gelişimsel bir hastalıktır. Otistik çocuklar çevreleriyle yeterli iletişim kurmazlar. Yakınlık göstermezler. Hoşlandığını belli etme, göz göze gelme, gülümseme gibi sosyal tepkileri yoktur. Dil gelişimlerinde sorunlar vardır. Oyun kurma becerileri yetersizdir. Öfke nöbetleri ve saldırganlık görülebilir. Otistik çocukların yarısından fazlasında zekâ geriliği de görülür. Tedavide davranışçı psikoterapiler ve eğitim yararlıdır. Anne-babaya yönelik destek ve danışmanlık da gereklidir. Tedaviye davranış sorunlarına yönelik ilaç tedavisi de zaman zaman eklenebilir.
-
Dr. Mehmet DOĞAN
Psikiyatrist
Copyright © 2006 Konak Terapi
Öğrenme Bozuklukları
Bu grupta okuma bozukluğu, matematik bozukluğu ve yazılı anlatım bozukluğu sayılabilir. Okuma bozukluğunda çocukta herhangi bir zekâ ve işitme, konuşma sorunu olmadığı halde okuyamama, yetersiz ve yavaş okuma görülür. Bazı ailelerde daha sık görüldüğü tespit edilmiştir. Annenin gebelikte geçirdiği bir enfeksiyona ya da beslenme sorunlarına bağlı olabileceği de söylenmektedir. Bilinen tek ve kesin bir sebep yoktur. Okulun ilk iki yılında erken teşhis tedaviyi kolaylaştırmaktadır. Geç kalınırsa kalıcı olabilir. Matematik bozukluğunda ise çocuk zekâ ve eğitim düzeyinden beklenen aritmetik işlemleri yapmakta güçlük çeker. Diğer alanlarda başarısızlık yoktur. Çocuğun sayı sayma ve tek basamaklı sayılarla işlem yapma başarısı belirgin olarak beklenenin altındadır. Nedeni kesin bilinmemektedir. Genellikle 3. sınıfta fark edilir. Tedavisinde özel bir eğitim yöntemi uygulanır. Yazılı anlatım bozukluğu da yine zekâ problemi olmaksızın çocuğun yazma yetisindeki yetersizliktir. Eğitimle tedavi edilir. Tedavide çocuklar konusunda deneyimli psikolog ve eğitmenlere ihtiyaç vardır.
Dr. Mehmet DOĞAN
Psikiyatrist
Copyright © 2006 Konak Terapi
ZEKÂ GERİLİKLERİ
Ağır ve orta derecede zekâ gerilikleri okul çağından önce fark edilirler ve bu çocuklar ya hiç eğitim alamazlar ya da özel eğitim kurumlarına gönderilirler. Bu nedenle okullarda başarıyı etkileyecek zekâ sorunları genellikle hafif zekâ gerilikleri ve sınır zekâ düzeyidir. Bu çocukların zekâ düzeyleri gündelik konuşmaları ve çok karmaşık olmayan günlük işleri yapabilmeye yeter. Ancak okul başarısı düşüktür ve ancak özel eğitimle ilkokulu bitirebilirler. Deneyimli psikologlar tarafından yapılacak testlerle sorunun boyutu daha net ortaya çıkarılabilir.
-
Dr. Mehmet DOĞAN
Psikiyatrist
Copyright © 2006 Konak Terapi
PARANOİD BOZUKLUK
Şüphecilik ve gerçekle bağdaşmayan düşüncelerle seyreden bir akıl hastalığıdır. Hakkının yendiği, önemli ve büyük bir insan olduğu, bir keşif yada icadı olduğu, herkesin kendisine aşık olduğu, takip edildiği ve öldürüleceği, eşinin kendisini aldattığı şeklindeki yanlış düşünceleri tartışma ve ikna yoluyla değiştirilemez. Süreğen nitelikli bir hastalıktır. Düşünce bozuklukları dışında sorun yok gibidir. Şizofrenideki gibi ağır sosyal ve mesleki kayıplar yoksa da hasta yaşamını gerçekle örtüşmeyen yanlış inançlarına göre ayarlar. Hakkının yendiğine inanıyorsa sürekli dava açmakla meşgul olur. Eşinin kendisini aldattığına inanıyorsa takip eder yada ettirir. Tedavide antipsikotik ilaçlar kullanılır.
Dr. Mehmet DOĞAN
Psikiyatrist
Copyright © 2006 Konak Terapi
ŞİZOFRENİ
Esas olarak hastanın gerçeği değerlendirme yetisinin bozulduğu süreğen ve ağır bir akıl hastalığıdır. Henüz kesin bir neden bulunamamıştır. Hastalığın alevli dönemlerinde hastalarda gerçekte var olmayan sesler duyma ve hayaller görme şeklinde belirtiler görülebilir. Hasta bunlara gerçekmiş gibi inanır. Ayrıca, izlendiği ve öldürüleceği, herkesin kendi hakkında konuştuğu, vücudunun değiştiği, düşüncelerinin okunduğu, davranışlarını başkalarının yönettiği, ermiş ya da büyük bir devlet adamı olduğu şeklinde gerçekle bağdaşmayan düşünceler görülebilir. Sorulan soruyla, konuşulan konuyla ilgisi olmayan yanıtlar verebilirler. Kendilerine bakımları azalmıştır. Çevreye karşı ilgisiz ve donukturlar. İş ve aile hayatında, sosyal hayatta hasta giderek kayıplara uğrar. Sorumluluklarını yerine getiremez. Tedavide antipsikotik ilaçlar, ortam ve uğraş terapileri ile aile terapisi faydalıdır.
Dr. Mehmet DOĞAN
Psikiyatrist
Copyright © 2006 Konak Terapi
İKİ UÇLU MİZAÇ BOZUKLUĞU (MANİ – DEPRESYON)
Dönemler halinde görülen bir hastalıktır. Hastalık atakları mani ya da depresyon şeklinde olabilir. Manide, uykusuzluk, çok ve hızlı konuşma, kendine güvende, cinsel ilgi ve istekte artış, gereksiz harcamalarda bulunma, kendini üstün ve büyük görme bazen taşkınlık ve saldırganlık şeklinde belirtiler görülür. Depresyon döneminde ise isteksizlik, halsizlik, hayattan zevk almama, uyku ve iştah bozuklukları, durgunluk, mutsuzluk, unutkanlık, ağır durumlarda intihar düşünceleri ve girişimleri olabilir. Hem mani hem de depresyon yaşanan stresli hayat olaylarına bağlı değildir. Bazı tipleri mevsimseldir. Daha çok ilkbahar ve sonbahar aylarında başlar. Hastalık dönemleri arasında olağan yaşamlarını sürdürebilirler. Mani döneminde antipsikotik ilaçlar, depresyon döneminde antidepresan ilaçlar kullanılır. Ancak önemli olan hastalık dönemlerinin başlamasını önleyecek düzenli bir koruyucu tedavinin sürdürülmesidir.
Dr. Mehmet DOĞAN
Psikiyatrist
Copyright © 2006 Konak Terapi
Hakkında
Konak Terapi Merkezi, Psikiyatrist Dr. Sultan Doğan ve eşi Psikiyatrist Dr. Mehmet Doğan tarafından 2006 yılında kurulmuştur.
Tıp eğitiminin başlangıcından beri cinsel işlev bozuklukları konusuna ilgi duyan ve bu alanda çalışmak isteyen Dr. Sultan Doğan uzmanlık tezini de “Diyabet Hastalarının Cinsel Sorunları” konusunda hazırlamıştır. Bir süre Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nde uzman olarak çalıştıktan sonra cinsel sorunlarla ilgili bilgi ve deneyimlerini artırmak üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne gitmişlerdir. Dr. Sultan Doğan, eğitimine önce Florida Post Graduate Sex Therapy Training Institute isimli kurumda başlamış ve 1 yıllık eğitim sonucunda Seks Terapisti Sertifikası almaya hak kazanmıştır. Daha sonra eğitimine Florida International University’de devam eden Dr. Sultan Doğan bu eğitimi sonucunda da Seksoloji Öğretmenliği sertifikası almıştır. 4 yıl boyunca çeşitli kurumlar ve terapi merkezlerinde çalışarak bilgi ve deneyimini artıran Dr. Sultan Doğan ve eşi Dr. Mehmet Doğan, yurda dönüşte, cinsel sorunların etik, dürüst, bilimsel yöntemlerle tedavisine katkıda bulunabilmek ve halkımızın bu tür bir tedaviye daha kolay ulaşabilmesini sağlamak amacıyla Konak Terapi Merkezi’ni kurmuşlardır.
Sadece cinsel işlev bozukluklarında değil, panik bozukluğu, depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, fobiler, şizofreni vb. diğer ağır ruhsal sorunlar konusunda da hizmet verebilmek için merkeze konuyla ilgili alanında uzmanlaşmış hekim ve terapistlerin katılımı da gerçekleştirilmiştir. Merkezimizde halen cinsel terapiler yanında bireysel destekleyici, davranışçı-kognitif terapiler, aile ve çift terapisi, grup terapileri ve psikodrama uygulanmaktadır.
Son Yorumlar